Albrecht Dürer Alman Rönesans Ressamı ve Gravürcüsü.
 
Sanatçı bir macar ailesinden veya Macaristan'a yerleşen Alman mültecisi bir aileden gelmedir. Bir kuyumcunun on çocuğundan biriydi. 1486'da babası tarafından ressam ve gravürcü Wolgemut'un yanına çırak olarak verildi. Genç Dürer 1480'dan 1494'e kadar sanatın ilk öğrenim devresini tamamladı. Bu arada bir süre Colmar şehrinde kaldı. O sırada ölen devrin en değerli gravürcüsü Büyük Schongauer' in kardeşlerinin yanında çalıştı. Daha sonra tahta üzerine oyma resimler (bu eserlerin kesin olmamakla beraber Dürer'in olduğu sanılır) yaptığı Basel şehrinde yaşadı. Nürnberg'e dönünce hemen evlendi. Bir yıl sonra İtalyaya gitti. Yola çıkmadan önce yaptığı eserler arasında Öğretmeni Wolgemut'un portresi (1490- Uffici galerisi) ile kendisinin nişanlık portresi (1493- Louvre) vardır. Daha İtalya'ya gitmeden Mantegna'nın bakır üzerine yaptığı gravürleri görmüş, İtalyan sanatının etkisinde kalmıştı. İlk suluboya peyzajlarını yolculuk sırasında çizdi. 1496 yıllarında bakır üzerinde gravür ustalığını elde etmişti.
 
Apokalipse konusundaki resimlerini 15 büyük levha halinde tahta üzerine büyük bir canlılık ve hareketlilikle işledi, böylece daha o yıllarda kişiliğini ortaya koydu. Kıvrımlı, düğümlü, lav gibi akıcı deseni henüz ortaçağ karakterini taşıyordu. O sıralarda yapmağa başladığı İsa'nın çilesi tahta gravürlerini çok daha sonra tamamladı. Zevkçe daha incelmiş topluluk için yaptığı bakır gravürlerinde İtalyan ustaları gibi çıplak vücutları canlandırmak istedi. Kendi yağlı boya portreleri arasında en ışıklı en canlı ve parlak renklisi 1498'de yaptığı siyah-beyaz yelekli olanıdır.(Prado Müzesi). Dostu Willibald Pirckheimer onu Nürnberg Hümanistleri çevresine soktu. Yüzyıl başında Venedikli garip bir ressam olan Jacopo De Barbari (Jacop Walch) ile tanıştı. Bu sanatçıyle dostluk kurduktan sonra yaşadığı sürece ilgilendiği bir konu olan insan vücudu orantıları bilgisi üzerinde çalışmağa başladı.

 

Ayrıntılı biyografi için; istanbul sanat evi